11.Hafta

11hafta_hamilevuslatSabah bulantısı olanlar; doğru lavaboya… değil, bilgisayar başına koşun!
Yataktan çıkmak istemeyenler; yorganın altından uzatın bakim o ayacıklarınızı parmak uçlarınızla girin linki… Kalkın kalkın bugün çok şey yapacağız kendimiz ve bebişimiz için…

Müziğe (en aşağıda) tıklayınıs efendim!

Sonra 2 sallanınıs. Veeee kendinizi mutfaga atınıs.

“Hamileliğimin ilk 3 ayı zor geçmedi” diyen kim olursa bana pek de inandırıcı gelmez. “O kendisinin polyannacılıgındandır” derim. Genelde bu adaptasyon süreci karmaşık geçer. Biz, süreçlerin tümünde oluşabilecek etkileri minimuma indirmeye çalışacağız. 1 nisan şakası değil bu arada, gerçekten de bu benim üçüncü bebegim!
11. Haftada olmamıza ragmen 1 gr. almamışım. 48’de stop!

Bu sabah, her sabah canımın çok çektiği gibi portakal suyu ile başladım güne tabi yanında tam tahıllı tost ekmeğimle. Sadece peynirli bir tost yaptım. Kocamın da oldukça işine geliyor bu durum. Göbek engelleme operasyonu oluyor onun için… Hemen arkasından folik asitimi yuttum.
E malum çalışmakta gerek. Oturdum fotoğraf ayıklamak üzere tezgahımın başına. Yıllardır çalışma anlayışım tüm gün bi sandalyeye tüneyerek tam karşıya bakmak olduğu için kendimce bişiler geliştirdim. Mesela her tel’im çaldığında ayağa kalkıyorum ve konuşmam bitene kadar evin içinde ritmik yürüyorum. Kan dolaşımı ve kasları çalıştırmak için şahane oluyor.

Bu arada saat öğlene yaklaşıyor. Büyük oğlumun okul saati geliyor. Hemen gaza basıyorum. O, okul kıyafetlerini giyerken ben, hemen beslenmesini hazırlıyorum. Servis geliyor ve “-1”. Kaldık mı 2 kişi? J

E, öglen olmuş! Derken kapı çalıyor gelen Cemile (Cemoş). Geldi diyorum evimin kadını, çok şükür. Cemileye diyorum. Sen içeri girme ufaklığı parka götür ki hem kurtlarını döksün hem de acıksın. O arada ben girişiyorum öğle yemeği yapmaya… Yoğurt çorbası yapıyorum en basitinden bir de yanına şekilli krep. Benimkisi geldiğinde açlıktan beni bile yiyecek durumda olduğu için sevinçten zıplıyor havalara… Yemekler yeniyor. Ben sadece yoğurt çorbası ve yanında salatalık yiyorum. Sonra meyve merasimim başlıyor. Arada kan şekerimin düştüğünü hissediyorum. Ya da başka bişi, bilmiyorum ama en sağlıklı meyve ile dengeleniyor bu! Portakal, Elma ve Muz bu is için şahaneler. Birer saat arayla, hatta daha güzeli canımız her çektiğinde sadece birer tane tüketmek en ideali. Oğlancık uyuyunca son hız çalışmaya devam. Yazılarım var, fotoğraflarım var. Anne günlük tel’ini bekler, Facebook arkadaşları yorum ister derkeeenn en cavcavlı saate gelinir. Az sonra bizim ev, bildiğiniz küçük kasaba gibi bir yere dönüşecektir (nüfus bakımından). Büyük oğlum, ardından arkadaşları, curcuna “aman düşme”, “sus bağırma”, “ödev saati” derken… Çocuklara patatesli et kojam (kocam!) ile kendime de çıtır tavuklu salata yapmışken bulurum kendimi. Sofra hazırlanır yemekler yenir. Sonrasında sadece 1 bardak meyve çayı, ıhlamur, canınız ne isterse o içilir.

Az kalorili bol gıdalı günleeer…

Leave a reply